15 Ocak 2018 Pazartesi

Kalp Krizi Hakkında Mutlaka Bilinmesi Gerekenler

Kalp krizi nedir? Kalp krizi belirtileri nedir? Kalp krizi semptomları, Kalp krizi nedenleri, Kalp krizini neler tetikler? Kalp krizi yaş grupları nelerdir?

Kalp krizi ve kalp hastalıkları, başta Amerika Birleşik Devletleri (obezite problemi) olmak üzere tüm dünyada en yaygın ölüm ve sakatlık nedeni olduğunu biliyor musunuz? Koroner arter hastalığının tipik semptomları yürüme esnasında göğsün tam ortasında keskin bir ağrı, ağır bir eşya kaldırma ya da hızlı merdiven çıkma gibi anlarda aniden başlayan ağrıları içerir. Yaklaşan bir kalp krizinin öncesinin belirtileri ise, bu ağrının kısa süreli bir dinlenme sonunda kendiliğinden geçmesidir.



Bu kısa süreli ağrının bir uyarı mı yoksa hayatı tehdit eden ölümcül bir kalp krizi mi olduğunun anlaşılması ise o göğüs ağrısının şiddetlenerek devam etmesi ile belli olur. Bir kalp krizi vakasının başkahramanı, çok soğuk bir kış gününde rahatlamak için dışarıya çıkan ve sigara içen orta yaşlı, aşırı kilolu (obez), oturaklı bir insandır. Fakat kalp krizi tam olarak önceden anlaşılıp müdahale edilmesi zor bir durum olduğu için bu tarz senaryoların tamamen tersi vakalarda dahi vuku bulduğunu birçok kez şahit olunmuştur. Kalp krizini gerçekleşmeden önce sezmek zor olsa dahi yine de dikkat edilmesi gereken önemli belirtiler vardır. Bunlar:

1- Göğüste Ağrı

Mutlaka çok şiddetli ve keskin bir ağrı olması gerekmiyor ve sadece göğüste de olmayabilir. Bu ağrı hissi, daha çok bir baskı, basınç şeklinde hissedilir. Sol kol, sol omuz, çene, boğaz ya da sırt  bölgesine vuran ağrı risklidir.

2- Mide Bulantısı ve Baş Dönmesi

Kalp krizinin en temel belirtileri göğüs bölgesinde şiddetli ağrılardır fakat tek belirti bu değildir. Sol kol, sol omuz, veya çenede ağrı ya da basınç en yaygın belirtiler olmasına rağmen, bazı insanlar kalp krizi anında mide bulantısı, kusma, baş dönmesi, halsizlik, terleme, hıçkırık ve / veya ani solunum problemleri gibi durumlarla da baş başa kalabiliyor. Genel bir ifade ile, kişinin kendisini iyi hissetmemesi ve ani bir şekilde sol tarafında basınç hissetmesi gibi durumların 15 dakika ile bir iki saat arasında değişen zaman aralıklarında meydana geliyor olması kalp krizini işaret ediyor olabilir. Genç yaştaki ve daha sağlıklı yaşayan bireylerde bu semptomlar çok şiddetli hissedilirken yaşlı ve şeker hastalığı (kan şekerinin yüksek olması) olan bireylerde semptomlar daha hafiftir.


3- Herkes Risk Altında Olabilir

Kalp rahatsızlıkları kimseyi ayırmaz, düşük risk sınıfında olan bireyler de her an kalp krizi riski ile karşı karşıya kalabilirler. Zira kalp krizi geçirmeniz için aşırı derecede sigara içen, fazla kilolu, sağlıksız gıda tüketen, tüm gününü hareketsiz geçiren bir kişi olmanız şart değildir. Amerikan Kalp Vakfı'nın ulusal kayıtlarından birinde yayınlanan yakın tarihli bir rapora göre, bilinen hiçbir kardiyovasküler hastalığı olmayan ilk kez kalp krizi geçiren 100.884 birey değerlendirildi ve sonuçlar son derece şaşırtıcıydı:


  • 3.1- Bu grubun yarısından fazlasında yüksek kolesterol ya da sigara bağımlılığı yoktu.
  • 3.2- Üçte birinden fazlasının yüksek tansiyon gibi bir hastalığı yoktu.
  • 3.3- Yaklaşık dörtte üçünde bilinen bir diyabet hastalığı yoktu (yani doktora gidip teşhis konabilecek kadar yüksek kan şekeri yok).
  • 3.4- Grubun içerisinden neredeyse yarısında değiştirilebilir her hangi bir risk faktörü yoktu.


Fakat bu grubun bir kısmının yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kolesterol gibi bir risk faktörü barındırabileceği, ancak bunun önceden fark edilebilecek derecede olmadığı kanısına varıldı.


  • 3.5- Grubundan yaklaşık olarak üçte biri kadındı.
  • 3.6- Grubun yaklaşık yüzde sekizinde ya bir tane geleneksel kalp krizi risk faktörü vardı ya da hiçbir tespit yapılamamıştı.
  • 3.7- Bu araştırmada risk profiline yaş gibi değişikliğe yol açmayan risk faktörleri eklenmedi. Oysa söz konusu kalp krizi olduğunda kadınlarda 55 yaş ve üzeri, erkeklerde ise 45 yaş ve üzeri kalp krizi geçirme ihtimali bakımından riski yaş gruplarıdır. Bu araştırmadaki grubun yaklaşık beşte birinindeki erkekler 45 yaşından küçük ve kadınlar da 55 yaşından gençti.



Not:

Tüm bunlara ilave olarak diyabet, yüksek kolesterol, yüksek tansiyon, aşırı tütün kullanımı, böbrek hastalığı ve aşırı kilo kalp hastalıkları riskini artırdığı bilimsel bir gerçektir ve cinsiyeti, yaşı, sağlık durumu nasıl olursa olsun herkes kalp krizi semptomları ve belirtileri hakkında fikir ve bilgi sahibi olmalıdır. Bu konuda farkındalık oluşturup çevresini bu konuda uyarmalıdır.

Kalp hastalıkları sadece erkekleri etkilemez. Kalp hastalıkları aynı zamanda tüm ırklardaki kadınların en tehlikeli ölüm sebebidir. Hatta tüm dünyada kalp krizinden dolayı hayatını kaybeden kadın sayısı meme kanserinden hayatını kaybeden kadın sayısından on kat daha fazladır.

Erkeklerde olduğu gibi kadınlarda da hıçkırık, halsizlik, bulantı, kusma, baş dönmesi, terleme ve / veya ani solunum sorunu gibi belirsiz semptomlara rastlanabilir. Bununla birlikte, genellikle kadınlar göğüste basınç, klasik göğüs ağrısı gibi durumlar meydana gelmektedir. Erkeklerden farklı olarak, semptomlar sadece farkındalık eksikliği sebebiyle gözden kaçırılmaktadır.

Kalp krizi ve kalp hastalıkları konusunda halka sürekli ve etkili bir şekilde eğitim verilmesi, bilinçlendirme kampanyaları başlatılması ve göğsünü tutan bir kişinin stereotipik imajını değiştirmek kalp krizi vakalarının büyük bir çoğunluğunu engelleyebilmek adına son derece önemli bir husustur. Fakat bunlar çözümün yalnızca bir parçasıdır. Özellikle kadınlar kendi sağlıklarını korumak için gerekli önlemleri edinmeli, kendilerini savunmaya başlamalıdırlar.

Kalp hastalığı erkeklerde daha sık rastlanıyor. Fakat ölüm vakaları açısından bakıldığında erkeklerden daha fazla sayıda kadın kalp krizi sonucu hayatını kaybediyor. Buna ilavaten erkeklerde öyle olmasa da, kadınlarda kalp krizi meydana geldikten sonraki bir yıl içerisinde ölme riski çok yüksektir. Erkeklerle kıyaslandığında kadınların kalp damarlarının yapısında ve işlevlerindeki bazı farklılıklar, kalp krizine imkan tanımaya daha müsaittir.

Kalp krizi sonrası prognoz zaman içerisinde düzelse de, bu iyileşme kadınlarda erkeklere kıyasla çok daha düşük seviyelerde seyreder.

Bu farklılıklara rağmen, kalp krizi için optimal tedavi stratejilerini değerlendiren klinik araştırmalarında kadınlar yeterince temsil edilmemektedir. Bu açıdan kadınların kalp krizi geçirme risklerinin erkeklere göre bir tık daha düşük olması, onların bu araştırma evreninde daha az yer almalarına sebep olmuştur. 

Kalp hastalıklarını değerlendiren araştırmalara katılan kadınların sayısını artırmak için bir çağrı yapılmalı. Bu sayede kadınlar için mümkün olan en iyi tedavi stratejileri belirlenip uygulanabilir.


Eğer Egzersiz Yapıyorsanız Daha Dikkatli Olun!

40 yaşın üzerinde iseniz, hayatınız boyunca her daim normalin biraz üzerinde kilolu olduysanız ve şimdi bir egzersiz programına kayıt olup spor yapacaksanız, ilk olarak doktorunuza bu konuyla ilgili başvurun ve bilgi edinin. Daha sonrasında hedefiniz hızlı bir şekilde gelişip kilo vermek değil, yavaş yavaş ilerleyip, vücudunuzu zorlamamaktır.


Yazan: Abdullah Kırıcıkaya

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Biz bu yazıyla size değer kattığımıza inanıyoruz. Yorum yaparak sizde bize değer katabilirsiniz.